Giacomo Puccini’ni̇n Madam Butterfly Operasına Toplumsal Ci̇nsi̇yet Perspekti̇fi̇nden Bir Bakış

İklim Özergün* 

“Toplumsal cinsiyet analizleri için önemli kaynaklar arasında olan opera metinleri, dönemin ve Avrupa toplumunun kadına yaklaşımı konusunda somut deliller içermektedir.”

Susan McClary 

Genel Hatlarıyla Madam Butterfly  

19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başındaki büyük besteciler arasında yer alan Giacomo Puccini’nin önemli eserlerinden biri Madam Butterfly operası olmuştur. En genel hatlarıyla, Amerikalı subay Pinkerton’un Japon geyşa Cio-Cio San (Madam Butterfly) ile Japon geleneklerine uygun geçici evliliğini, ülkesine dönerek Amerikalı bir kadınla evlenmesini ve yıllar sonra Cio-Cio San’dan olan çocuğunu almak için geri dönüşünün hikayesini anlatmaktadır.    

Opera, verismo (gerçekçilik) akımına dahil olması nedeniyle dönemin sosyal yapısını, kadınlık erkeklik algılarını oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtır. Ben de burada Madam Butterfly operasından yola çıkarak kısaca operadaki karakterleri ve dönemin kadınlık-erkeklik algılarını feminist müzikoloji metotlarıyla incelemenin ve toplumsal cinsiyet perspektifinden okumanın mümkün olduğunu göstermek istiyorum. Susan McClary’nin de belirttiği gibi “Toplumsal cinsiyet analizleri için önemli kaynaklar arasında olan opera metinleri, dönemin ve Avrupa toplumunun kadına yaklaşımı konusunda somut deliller içermektedir.” (McClary, 1991)

Operanın verismo akımına ait olduğundan söz etmiştik. Puccini’nin verismo akımıyla yazdığı operalardaki kadın karakterlere baktığımızda (Cio-Cio San, Minnie, Tosca vb.) karşımıza ortak bir nokta çıkmaktadır: aşk. Bu kadın karakterlerin çoğu aşkı için kendilerinden vazgeçecek şekilde yazılmışlardır. Bu aşık, fedakar ve korunmaya muhtaç kadınlar Puccini’nin yaşadığı dönemin hatta daha da öncesinden gelen “güçsüz ve korunmaya muhtaç cins” gibi toplumsal cinsiyet yargılarının bir uzantısı niteliğinde sayılabilir.

Madam Butterfly’ın, gerçekçilik boyutu toplumsal cinsiyet ilişkileri ve oryantalizmde belirginleşirken, romantik boyutu ise karakterler üzerinden gerçekleştirilen trajedide okunabilir. Butterfly’ın, Doğulu kadının klişeleşmiş stereotiplerini içerdiğini görmemiz mümkündür: itaatkar, narin, egzotik, cinsel bir nesne. Doğulu kadını bu şekilde yansıtmak Batılı izleyiciyi memnun etmenin ve güç fantezilerini tatmin etmenin bir şeklidir. Madam Butterfly, yani gerçek ismiyle Cio-Cio San o kadar itaatkardır ki Pinkerton onun bütün dünyası haline gelir. Cio-Cio San ve kültürü için 999 yıl sürecek evlilikleri, Pinkerton ve kültürü için egzotik bir geceden fazlası değildir. Cio-Cio San Pinkerton’a olan aşkını kanıtlamak için dinî inancından ve kültüründen vazgeçer; bunlara ihanet ettiği için ailesini ve arkadaşlarını karşısında alır. Onun bu itaatkarlık ve uysallığının en uç boyutunu, 3. perdede Cio-Cio San’ın Pinkerton’dan olan çocuğunu, Pinkerton ve Amerikalı eşine vermeyi kabul etmesinde ve ardından çaresizlik içerisinde intihar etmesinde görmemiz mümkündür.

Madam Butterfly’dan M. Butterfly’a  

Operadan yaklaşık 85 yıl sonra David Henry Hwang tarafından yazılan M. Butterfly oyunu adeta Madam Butterfly’a bir başkaldırı niteliğindedir. Oyun daha sonra, aynı isimle David Cronenberg tarafından filme uyarlanmıştır. Hem oyunda hem de filmde Puccini’nin Madam Butterfly’ına ciddi anlamda bir eleştiri vardır. M. Butterfly, cinsiyet rollerini tersine çevirmesi, ikili ilişkiyi heteronormatif olarak kurmaması ve “normali” sorgulaması açısından hem toplumsal cinsiyet perspektifli okumalara hem de queer okumalara oldukça açıktır. Puccini’nin Madam Butterfly’ı daha önce de söz ettiğim gibi, kendisini terk eden Amerikalı kocası için çile çeken Japon bir kadını anlatır ve bunu iktidar sahibi Batı’ya göre egzotik, keşfedilmesi gereken Doğu’yu resmeder şekilde yapar. Operada terk eden tarafın Pinkerton olması ve Butterfly’ın çaresiz bir şekilde intihar etmesi Doğu’nun ve kadının öteki, ikincil olarak tanımlanmasının bir göstergesidir. Fakat M. Butterfly’da Fransız diplomat olan René Gallimard, aslında biyolojik cinsiyeti erkek olan Çinli ajan Song ile aşk yaşamaktadır. Song ilk başta bizlere biyolojik cinsiyeti kadın bir opera sanatçısı olarak tanıtılır. Gallimard, Song’u bir kadın olarak tanır ve ona aşık olur; yirmi yıl kadar süren bu ilişkinin yanılsama içerdiği sonlara doğru Çinli ajan Song’un Gallimard’ı ihbar etmesi ve biyolojik cinsiyetinin erkek olmasıyla yüzümüze vurulur. Oyunun sonunda Gallimard hapishaneye girer ve orada bir geyşa kılığına girerek intihar eder.  

Kadın ve erkek arasında görülen zıtlık aslında Batı ve Doğu arasındaki ilişki için de geçerlidir. Oryantalizm, Doğu’ya karşı hegemonyasını güçlendirmek amacıyla Batı’nın yarattığı bir söylemdir. Bu söylemde, Doğu mistik, zayıf, duygusal, egzotik ve yönetilmeye muhtaç bir kadın, Batı ise rasyonel, sert, güçlü ve yöneten bir erkektir. 

Madam Butterfly ve M. Butterfly sadece dönemlerinin kadınlık, erkeklik rollerini içermeleri ya da bunları alt üst etmeleri açısından değil aynı zamanda oryantalizm açısından da önemli niteliktedir. Kadın ve erkek arasında görülen zıtlık aslında Batı ve Doğu arasındaki ilişki için de geçerlidir. Oryantalizm, Doğu’ya karşı hegemonyasını güçlendirmek amacıyla Batı’nın yarattığı bir söylemdir. Felsefesi, ötekinin tanımını yapıp onun üzerinden kendisini kurmak olduğu için bir anlamda ne olduğunu söylerken aslında ne olmadığını da söylemiş olur. Bu söylemde, Doğu mistik, zayıf, duygusal, egzotik ve yönetilmeye muhtaç bir kadın, Batı ise rasyonel, sert, güçlü ve yöneten bir erkektir. Madam Butterfly’a baktığımız zaman bu bakış açısını görmemiz mümkündür. Resmedilen kadın karakter Batılı sevgilisine karşı her zaman fedakarlık eder ve kendini yok etmek onun kaçınılmaz kaderidir. Bir taraftan bu söylem klişedir. Çünkü Batı ile Doğu ve kadın ile erkek arasındaki yansıtılan ilişkiler her zaman doğru ve geçerli değildir. David Henry Hwang’in ve Cronenberg’in M. Butterfly’ı iktidar ve güç ilişkisi bakımından Doğu ve Batı’nın, kadın ve erkeğin konumlarını değiştirir.  

Susan McClary ve Madam Butterfly  

Susan McClary, A Vision of the Orient: Texts, Intertexts, and Contexts of Madame Butterfly adlı kitapta Mounting Butterflies başlıklı bir bölüm kaleme almıştır. Burada McClary, Madam Butterfly operasını ve öncüllerini farklı açılardan eleştirmiş ve sonrasında yarattığı etkilerden, bu etkilere müzikologların yeteri kadar tepki göstermemesinden söz etmiştir. Madam Butterfly’ın kültürel soylar üretmeye devam ettiğinden bahseden McClary, avangart besteci John Zorn’un kapağında Asyalı kadın ve erkeklerin işkence görmüş, parçalanmış bedenlerini içeren birkaç albümünü yayınlamasını örnek verir. [1]

Teorisyen ve müzikolog Ellie Hisama, Zorn’un bu tutumuna karşı gelmiştir. Bununla beraber bestecinin bu tutumunu eleştiren, grevler ve boykotlar yapan birçok farklı grup ortaya çıkmıştır. Bütün bunların üzerine John Zorn özür dilemiştir. Fakat McClary’nin belirttiği şekliyle “Birçok müzikolog bu tartışmada kötü kişi olarak Hisama’yı görüyor. Tartışma bu boyutta kaldığı sürece, klasik isimler korunacak ve engeller devam edecektir.” (Wisenthal vd., 2006). Operanın karmaşık bir dizi uluslararası siyasî sorunu ele alarak onları talihsiz bir aşk ilişkisinin ekonomisi içinde neden yeniden yazdığından kimsenin bahsetmeyip sadece “Operayı iki perde mi sunacağız yoksa ikinci kısmı mı ikiye böleceğiz?” tartışmalarının olması da McClary’nin eleştirdiği konulardandır. Ona göre, Madam Butterfly operasının egzotik, oryantalist, endişe içeren karmaşık bir kültürel dünyada ortaya çıktığı ve tarihsel resmin bir parçasını oluşturduğu gerçeği değişmeden kalacaktır. Partisyonun bizzat kendisinin tarihsel bir belge olarak okunmaya açık olduğunu belirten McClary, müzik notalarının sahip olduğumuz en değerli ancak en ihmal edilen potansiyel bilgi kaynakları arasında olduğunu da vurgular. McClary, operaya en etkili eleştirilerin sanatın kendi içinden geldiğini belirtir ve şu örnekleri verir: Malcolm McLaren’ın 1984 yılında çıkan Fans albümünde Madam Butterly ismiyle Un bel di vedremo aryasının postmodern bir versiyonunu üretmesi ve David Henry Hwang’in M. Butterfly oyunu (Wisenthal vd., 2006).

Sonuç  

Cio-Cio San karakteri için Madam Butterfly olmak, onun kendisine atanan birçok kimliklerinden, unvanlarından sadece bir tanesidir. Kendi kültürünün insanına göre Japon olarak kalırken, Pinkerton ve Amerikan konsolosu Sharpless’a göre kırılgan, küçük, oyuncak bir kelebek; Pinkerton’ın Amerikalı karısına göre isimsiz, önemsiz, tek gecelik ve rahatsız edici biri; çöpçatan Goro’ya göre üzerinden para kazanabileceği bir geyşa; Batılı seyirciye göre ise aşık, aşkı için her türlü fedakarlığı yapabilecek, egzotik, zavallı küçük bir kızdır. Cio-Cio San, sadece kendisine göre Bayan Pinkerton’dır.  

Operayı özel yapan şeylerden biri izleyicinin kırılgan bir Japonya’yı temsil eden kurban figürü Butterfly ile empati kurma becerisi ve onu kurtarması beklenen Amerikalı subay Pinkerton’ın (Batı’nın) utanç ve pişmanlığından geçer. Sonuç olarak, Puccini’nin operada yarattığı bu evren, seyircinin mağdur olarak görülen kadına acıma ve aynı zamanda sempati duyma hissini o kadar iyi besler niteliktedir ki belki de operanın günümüzde takdir görmeye devam etmesinin nedenlerinden biri de budur.  

Kaynakça 

Belkıs, Ö. (2010). Kadının Ölmesi Gerekir: Giacomo Puccini’nin Operalarındaki Kadın Karakterlere Feminist Eleştirel Bir Yaklaşım. Yedi Dergisi, 4, 55-62. 

McClary, S. (1991). Feminine Endings: Music, Gender, and Sexuality. University of Minnesota Press.

Wisenthal, J., Grace, S., Boyd, M., McIlroy, B. ve Micznik, V. (2006). A Vision Of The Orient: Texts, Intertexts, and Contexts of Madame Butterfly. University of Toronto Press.

Linkler 

Madama Butterfly: Libretto. opera.stanford.edu/Puccini/Butterfly/libretto_a.html. Erişim tarihi: 08.08.2021 

Puccini: Madama Butterfly (Full Opera). youtu.be/IYrbdiee9SU. Erişim tarihi: 08.08.2021 

M. Butterfly. youtu.be/RXJTLXL5FBA. Erişim tarihi: 08.08.2021 

[1] örneğin Torture Garden – Naked City albümü

* MSGSÜ Genel Müzikoloji Yüksek Lisans Programı öğrencisi 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s