Evinizdeki Bilgisayar Ekranından Madison Square Garden’a: Sanal İdol Hatsune Miku

Vocaloid, 2004’te Yamaha tarafından piyasaya sürülen, özellikle masaüstü prodüktörlerini hedef tüketici olarak belirlemiş ses sentezleyici bir programdır. Amatör veya profesyonel şarkıcılar tarafından kaydedilen fonemlerin bilgisayar ortamında işlenerek bir kutuya sığdırıldığı ürünler, farklı şirketlere lisanslanarak üretilmektedir. Programdan ortaya çıkan eserleri seslendiren farklı vokal tavırlarında yüze yakın karakterin içinden Hatsune Miku ise Crypton medya şirketi tarafından 2007’de “herhangi birinin herhangi bir şarkısını söyleyebilen sanal şarkıcı” sloganıyla oluşturulmuş ve dünya çapında ticari başarı kazanmış bir kyara, yani kurgusal karakterdir.

“Şu Anda Birileri Yakalanmadan Ankara Havası Oynuyor”

Yeni Ankara müziği, popülerleşmesiyle beraber akademik çalışmalarda da yerini almaya başladı. Yüksek Lisans tezinde “yeni Ankara müziği” üzerine çalışma yapan etnomüzikolog Zeliha Yiğit, Ankara pavyonlarında bu alanı deneyimledi. Pavyon belgeseliyle beraber daha fazla insana edindiği deneyimleri bir etnomüzikolog olarak aktardı. Yeni Ankara müziği üzerine merak ettiklerimizi kendisine sorduk…

Göksenin Tuncalı ile Blues Derneği Üzerine

2018’de İstanbul’da kurulan Blues Derneği’nin başkanı ve kurucu üyesi olan Göksenin Tuncalı ile dernek hakkında söyleştik. Online iletişimin bu denli önemli olduğu pandemi günlerinde derneğin ikinci yıl dönümünü kutlama amacıyla Instagram hesabından canlı yayın olarak gerçekleştirdiğimiz söyleşiye derneğin takipçileri de sorularıyla katılma imkânı buldular. 

Korona Salgını ve Etnomüzikoloji Disiplinin Geleceği

Korona salgını sosyal ilişkileri değiştirirken, bizi yeni iletişim kurma ve sosyalleşme biçimlerini keşfetmeye yöneltti. İnternetin sunduğu iletişim olanakları da müzik icra ve dinleme pratikleri üzerinde çok büyük bir etki ve dönüşüm yarattı. Araştırma yöntemi olarak etnografik yöntemi kullanan sosyal bilimler ve insan bilimleri alanındaki araştırmacılar, hızla dijital etnografinin imkanlarını değerlendirmeye aldılar. Etnomüzikoloji alanında da araştırma ve çalışmaların kapsam ve yönteminin online etnografik araştırma yürütmeye uygun şekilde güncellendiği bir dönemdeyiz.
Kapitalizmin doğa ve insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri ile yüzleşmeye başladığımız bu dönemde etnomüzikoloji disiplini ekomüzikoloji alanında önemli bir literatür yaratmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda ekomüzikolojiye daha fazla ilgi gösterileceğini öngörmek mümkün.

Dijitalleşen Dünyada Yeni Müzik Üretim-Tüketim Süreçleri ve Yeni Pazar Arayışları

İnsanların tüketim alışkanlıkları her dönemde önceliklerinin de doğrultusunda değişkenlik göstermektedir. Gelişen teknoloji karşısında neredeyse her sektör kendi alanında bu gelişim ve değişimlerden etkilenmiştir. İnsanların beklentileri ve öncelikleri doğrultusunda üretim, tüketim ve dağıtım alışkanlıkları dijitalleşen sektöre uyum sağlamıştır. Şirketlerin dijitalleşen dünya karşısında ürünlerinin üretimi, işlenmesi, basım ve yayım süreçlerinde ve yeni pazar arayışlarında da önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Dijitalin Türkiye’de müzik sektörüne nasıl bir yön verdiğini öğrenmek için MÜYAP yönetim kurulu üyesi ve Türkiye pazarında arşivi ile önemli bir yere sahip olan Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık ile görüştük.

“Halk Müziği Dinleyicisi Dijital Platformlardan Müzik Dinlemiyor”

Hızla gelişen teknolojinin müziğe etkisi bir taraftan kayıt ve ses sitemlerinde görünür hale gelirken, diğer taraftan müziğin ve müzik sektörünün mekanını da yeni platformlara taşıyor. Hemen her sektörde gerçekleşen dijitalleşme müzik sektöründe yeni bir devri başlatmış durumda. Peki, halk müziği bu yeni süreçte neler yaşıyor? Dijital platformlara taşınan müzik, gerek müzik yapımcıları gerekse bu müziği dinleyen kitle bakımından ne ifade ediyor?
Tüm bu sorulara yanıt bulmak için halk müziği alanında sektörün en eski isimlerinden biri olan İber Prodüksiyon’un sahibi İbrahim Yılmaz ile konuştuk.