Pandemi̇de Yaza Merhaba Konseri

Selin Sağıroğlu*

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2021 yılı için çevrimiçi olarak planlanan Yaz Konserleri dizisinin ilki olan Yaza Merhaba Konseri, 8 Haziran Salı akşamı saat 21.00’de YouTube üzerinden herkese açık ve ücretsiz olarak yayınlandı. İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu’nun çalıp Enver Merallı, Sevingül Güler, Jülide Karan ve Cihan Okan’ın solistliklerini yaptığı Yaza Merhaba Konseri hakkındaki görüşlerime geçmeden önce topluluğa dair kısa bir bilgi vermek yerinde olacaktır.

1993 yılında kurulan İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu, faaliyetlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak sürdürmektedir. Topluluk, hem Türk Halk Müziği hem Osmanlı-Türk Müziği hem de Batı Müziği enstrümanlarından oluşan karma orkestrası ve ses sanatçılarıyla birlikte 30 kişiden oluşmaktadır. Topluluğun bu karma yapısı müziğe de yansıyarak repertuvarlarında pek çok müzik türünden tınılar duymayı mümkün kılmaktadır. İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu, genel anlamda Türk Halk Müziği, Osmanlı-Türk Müziği, Batı Müziği ve çeşitli dünya müziklerinden eserleri yaptıkları aranjeler ekseninde yeniden yorumlanmayı amaçlamaktadır.

Yaza Merhaba Konserine gelecek olursak, kabak kemane ile yapılan açışın akabinde seslendirilen ilk eser Karadeniz yöresine ait Gelevera Deresi oldu. Bu eserde orkestranın performansını çok beğenirken solistlerden aynı enerjiyi alamadığımı belirtmek isterim. Özellikle kelimelerin yöre ağzında kullanılmayan şekilde telaffuz edilmesi ya da yöre ağzının taklit edilmeye çalışılması bir Karadenizli olarak beni rahatsız eden noktalardan biri oldu. Konserin ilerleyen dakikalarında Azerbaycan türküsü olan Ay Laçin’in icrası sırasında solistlerden ikisinin kendi aralarında konuşup gülüşmeleri, aynı zamanda vokal icra yaptıkları esnada istedikleri yerde bırakıp su içmeleri profesyonel olarak sahneye çıkan bu sanatçılardan beklenmeyen davranışlardı.

Bağlama açışıyla başlayan ikinci bölümün ilk eseri Cihan Okan tarafından seslendirilen Tokat yöresine ait Terk Etme Yavrum isimli türküydü. Bu türküde vokal performanslarda entonasyon problemlerinin yaşanması solistlerin yeterince prova yapmadıklarını düşündürdü. Konser boyunca hareketli türkülerde solistlerin ikisi çok eğlenirken diğer ikisinin bu duruma ayak uyduramadığını, bir noktada hareketlerini kısıtladıklarını fark ettim. Bu çevrimiçi konser bana aslında sanatçının enerjisini dinleyici ile kurduğu iletişimin belirlediğini göstermiş oldu. Boş bir salonu eğlendiriyormuş hissinin sanatçı için oldukça zor bir durum olduğunu ve sanatçıyı bir anlamda yaptığı işe yabancılaştırdığını gözlemledim.

Konserin kalan kısmında seslendirilen şarkıların tür ve ritmik yapı bakımından birbirinden çok farklı ve bu bağlamda repertuvarın oldukça karmaşık olduğunu söyleyebilirim. Repertuvardaki bu karma yapı açıkçası her eserde farklı bir ruh haline girmeme sebep oldu.

Teknik bakımdan da bazı eksikliklerin olduğunu söylemek mümkün. Bu eksikliklerin başında geleneksel müzik türlerinin Batı Müziği sistemi ve enstrümanlarına göre çalınması geliyor. Bu şekilde farklı türleri ortak bir paydada buluşturmak iyi bir fikir olsa da çalgıların bir noktada uyumsuz sesler çıkarmasına sebep oluyor. Yıllardır bu eserlerin farklı icralarını dinlemiş olan iyi bir dinleyicinin bu durumu rahatlıkla anlayıp yorumlayabileceğini düşünüyorum.

Solistlerde mikrofon kullanımının da diğer bir eksik olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Solist ve vokallerin performansları sırasında mikrofon uzaklığını ayarlayamaması konser boyunca sesin şiddetinde sürekli bir değişim yaşanmasına neden oldu. Bununla birlikte “Yaza Merhaba” başlığı ile sunulan bu konserin dış mekânda yapılması, kapalı alanda olacaksa da sahne içinde daha canlı renklerin kullanılması daha mı iyi olurdu diye düşündüm.

Belirtilen eksiklikler dışında bu konserin ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde devam etmekte olan pandemi şartları düşünüldüğünde oldukça zahmetli olduğunu, böylesine kalabalık bir topluluğu her enstrümancı arasına camdan paravanlar yerleştirerek bir araya getirmelerinin hem sahneyi özleyen müzisyenler hem de bu buhranlı günlerde müziksiz kalan dinleyiciler için son derece motive edici olduğunu düşünüyorum. Pandemide dahi olsa müzikal faaliyetlerin devam edebileceğini vurgulamak açısından bu konserin yapılacak olan diğer konserlerde teşvik edici bir etkisi olacağından şüphe duymayarak müziğin hiç susmamasını diliyorum.

Çevrimiçi konsere şu linkten erişebilirsiniz: youtu.be/TD5HCzPzIRU

* MSGSÜ Etnomüzikoloji Yüksek Lisans Programı öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s